Neden ben Ben oldum?

Yeni bir haftadan herkese merhaba… Geçtiğimiz hafta benliğimizin oluşumunda Temas İletilerinin etkisinden bahsetmiştik. Bu hafta ise Ego (Benlik) Durumları kavramını sizlerle paylaşmak istedik.

 
Transaksiyonel Analiz Kuramı hepimizin içinde olan 3 farklı Ego Durumunu; Ebeveyn, Yetişkin ve Çocuk olarak tanımlar. Bu yaklaşıma göre her birimiz bugün birer yetişkin olsak da içimizde bir Çocuk Ego durumu vardır. Kimi zaman da içinde bulunduğumuz Yetişkin kimliğimizden uzaklaşıp kendimize bir Ebeveyn gibi davranabiliriz. Doğduğumuz günden yaklaşık 2 yaşına kadar Doğal Çocuk olarak yaşamımızı sürdürürüz. İlerleyen zamanlarda ise dış çevreden (çoğunlukla ebeveynlerimizden) gelen müdahaleler, yönlendirmeler, teşvikler ile “Koruyucu Ebeveyn”,  eleştirilerle “Eleştirel Ebeveyn” veya “uslu bir çocuk” olmayı ve topluma ayak uydurmayı öğreniriz ve TA bu uslu çocuğa Uygulu (Uyarlanmış) Çocuk adını verir. Bir sonraki hafta bu 5 farklı Ego Durumunu detaylı bir şekilde ele alacak olmakla birlikte bu hafta size benliğin oluşumundan bahsetmek istiyoruz.
 
Küçük bir çocuk olduğunuzu ve evde top oynarken yanlışlıkla annenizin en sevdiği vazoyu kırdığınızı hayal edin. Böyle bir durumda bir çocuk olarak sizin hissettiğiniz ilk şey ve annenizin size vereceği ilk tepki ne olurdu? Yanlış ve istenmeyen bir şey yaptığınızı fark ettiğiniz için muhtemelen kaygı, korku ve belki üzüntü hissederdiniz. Şimdi bu duruma verilebilecek iki farklı tepkiyi düşünelim. Anneniz size “Al işte, beğendin mi yaptığını? Gitti güzelim vazo! Ortalık da berbat oldu! Ver şu topu ve çabuk odana git!” benzeri cümleler kursa kaygınız daha da artmaz mıydı? İstemeden de olsa bir hata yapma şansınızın olmadığını, hata yaparsanız cezalandırılacağınızı düşünmez miydiniz? Peki ya anneniz “Bunu yanlışlıkla yaptığının farkındayım ama en sevdiğim vazo kırıldığı için çok üzüldüm. İstemeden yaptığını bildiğim için sana kızmıyorum ama bir daha evin içerisinde top oynamaman konusunda anlaşalım mı?” dese muhtemelen kendinizi rahatlamış hissederdiniz ve kaygınızı giderebilirdiniz. Yaptığınız hatalı davranışa yönelik böyle bir geri bildirim aldığınızda bundan çıkardığınız ders ise “bir hata yaptım bunun için annem üzüldü ama istemeden oldu ve bunu tekrar yapmamaya dikkat edebilirim” olacaktı. Peki bugün bir yetişkin olarak bir hata yaptığınızda kendinize hangisini söylüyorsunuz? Zor zamanlarınızda kendinizle anne babanızdan öğrendiğiniz Eleştirel Ebeveyn sesinizle mi yoksa Koruyucu Ebeveyn sesinizle mi konuşuyorsunuz? Sık sık kaygılanan ve yetersizlik duygularıyla baş etmeye çalışan biri misiniz yoksa bir hata yaptığınızda kendinizi affedebilme, kendinize şefkat gösterebilme becerisine sahip misiniz?
 

 

Bu seslerin hepsi zihnimizde mevcuttur ve aslında hepsinin önemli bir işlevi vardır. Fakat tek bir Ego Durumunun çok sık aktive olması gelişimimize büyük ölçüde ket vuracaktır. Bir sonraki yazımızda Ego Durumlarını detaylı bir biçimde ele alacağız ve içimizdeki sesleri tanımaya çalışacağız.

 

Uzm. Psk. Büşra Seldüz

Diğer Blog Yazıları